16 Nis 2021




Dedi Meli.
Dedim: herkesin bir karanlığı vardır, herkesin bir ölümü düşünüşü ölüme düşüşü vardır.
Nasıl başa çıkıyoruzdur belki yaşam.
Ve birden anladım yine dün gece zaman neydi mekan neydi neden ayrı ayrıymış gibiydi.






14 Nis 2021


Belki de örümcek beni ziyarete gelmişti
Belki ramazan geldi demişti
Ayva yine çiçek açmıştı yaz mı gelecekti?

Belki çayı demlemek için soba yakıyorumdur
Üşümek bir duygudur belki
Odun sadece bir düş...

 

11 Nis 2021

Nasıl olsa NE olacaktı?
Bir bayram havası mavimiz kırmızı da olabilir
Damlardan yankılanan seyyar müzikli eğlenceler bizim içimize oturur
Biz kimiz kim bilir 
Biz neşemizi taaa ovadan bulutlarla üfleye üfleye getiririz
Biz aslında yok gibiyiz
Kışın bol yoklu buzunda  sarıp sarmalarız 
Bahar gelince çiçek açamadan çiğnenir
Her şey ve her kes yolunda olsa biz bilsek de bilmesek de.
Olmadığını yolun bağırmasa herkes devamlı müzikli damlardan
Ağzıma bir şeker atsam ve geçse tadı
Geçmesini beklemesek artık bir şeylerin
Kış gelince soğuğun, yaz gelince sıcağın
Sıkıldığımız saatlerin geçmesini beklemesek 
Neşemizde bağdaş kursa zihnimiz 

24 Mar 2021

Bildiğimiz iki şey var; birincisi beynin/zihnin evrim geçirmiş olduğu, ikincisi de bilincin(beyinden ayrı olarak) beyin “bağlantılarındaki” elektrokimyasal etkinliğin yarattığı bir kavram veya duygulanım olduğudur.


Evrimden söz ediyorsak eğer,-temel olarak-insan bedeninden, kemiklerin, kanın, dokuların, beyni oluşturan maddenin fiziksel ve maddi yapısından söz ediyoruz demektir. Buna karşın zihin bir yansıtma, bir soyutlamadır; beyin gibi bir masanın üstüne konup parçalarına ayrılamaz. Zihin, öyle görünüyor ki, bir felsefe masasına yatırılıp tanımlanmaya ve betimlenmeye de uygun değildir.Aslında kadim zihin/beden sorunu kuşaklar boyunca onca felsefecinin dehasına karşın çözümsüz kalmaya devam etmektedir.


Bu çelişki ile uğraşan René Descartes'ın(1596-1650) yeni bir felsefe ve bilim sistemi tasarlama arzusunun akılcı,aydınlık düşünceden ziyade bir dizi düşten doğduğunu söylediğini belirtmek gerek. Bu çelişki, onun düşüncesindeki ikilikten kaynaklanır. Bir yandan kökleri katı matematik ve maddi dünyada olan felsefe ve bilim kuramları geliştirdi. Öte yandan sistemi tanrısal, iyilik-sever bir yaratıcının olduğunu varsayıyordu.


Bu çelişkiden, temelden farklı iki tözün, maddi töz(taşlar, ağaçlar, hayvanlar ve insan bedeni) ile "düşünce tözünün" (insan zihni,düşünceler,arzular) olduğunu öneren ünlü "Kartezyen İkiliği" gelişti.

(James David Lewis-Williams,Mağaradaki Zihin,s.101-102)

20 Mar 2021

İnsanlar söz konusu olduğunda tüm varoluş belirli bir biçimde dil ile bağlantılıdır ve dilin koşulları her bireyin varoluşuna dair tasavvurunu belirler. Her bir kişi kendi tüm varlığını gözlerine ihtiyaç duymadan kelimelerle tasavvur edebilir. Kelimeler kişinin zihninde harekete geçerek kişisel varlığı ile ilişki içindeki toplam tüm insan ya da insanüstü varlığını bağırır.   Kişisel varlık bu anlamı ile sadece kelimeler tarafından oluşturulmuş varlığı görünür kılan  öylesine bir otonom  varlıktır. Aslında bağımlı bir varlık. Sadece biraz iz sürmek tekrar eden kelimelerle insan varlığının yerleşik olmayan yanı olan labirent yapısını keşfederiz. Bataille ‘Le Labyrinthe’ Against Architecture syf 57

19 Mar 2021

Pandemi de birinci yıl!

Bir yerlere kar yağdı
Buralra çok çok az
Kimse rahatlamadı
Bahar geliyor gibi, her yerimize farklı farklı
Sokaklar sazlı sözlü turistli yine
biz yine evlerimizdeyiz
ama bir masa başında oturuldu bir kaç arkadaş tam da bir yılın üstüne
nasıl özlemişiz kahkahaların havada çarpıştığı o muhabbetleri
şimdi derslerimiz başlasın yine
mesafeli mesafesiz nefesimiz.. 



9 Mar 2021

Labirent Fikri, doğal olarak yeryüzüyle ilgilidir.
Sarmal düz, kurallara bağlı ve düzenliydi; göksel bir ilhan taşır. Labirent köşeli, dolambaçlı, düzensizdir, tıpkı insan gibi...Bu düşünce şüphesiz insanın ilk kat ettiği ve sonucunda bir kişi haline dönüştüğü yola da yabancı değil: Onu ana karnından çıkartan yol. Kadın insanın ilk labirentidir.Jacques Attali, Labirent Tariihi, s.28

6 Mar 2021

Yıldızını yiyen kara delik






Bir daha hatırlamakta fayda var, yaptığımız tüm hatalarla, yazım yanlışları ile aslında ait olduğumuzu düşündüğümüz büyük resimde neden ope lemeyi seçip neden ope delisi olmuştuk.

Tam da hatırlama, hafıza ve bellek üzerine yeniden ve yeniden düşünürken ve kaybolduğumuz düş labirentlerimizden kaçmak için tırmandıkça yıkılan aklımızın Babil kulesinden hayatımızın yavanlığına dalmışken. Bıkmadan usanmadan devam edebilmek için bu ızdırabın deliliğini bir daha hatırlamakta fayda var. 


https://www.yuvacanatmaca.com/research-aphorism-academy


ope /əʊp/ 

variant/archaic form of open (adjective, verb)

https://www.lexico.com/definition/ope

ope!

Ope is the Midwestern way of acknowledging another person or thing that they have encountered.

https://www.urbandictionary.com/define.php?term=Ope


2 Mar 2021


Mavi bölgede yasaksızmışız
Bugün normalleşiyor gibiyiz yeniden







22 Şub 2021



Coşkun abiden haber var yine
Köyümüze kar yağmış
Ben bu sene kar göremeden cemre düştü
Ben beni benden etmeli 

12 Şub 2021

O kadar uzun zaman o kadar uğraşla geldiğimizi bu yeri bekledik ki
geldiğimizde nerede olduğumuzu unutmuştuk.
Kimse ne için olduğunu sormadı.
Ne içindi? Burası varılacak bir yer değildi ki! Geliyorduk sadece ve gidiyoruz.
Ve her son gibi geldiğimizde anlasak birbirimizi ve acımasak acıtmasak
Olanlar olduğu kadar olabildi söylesek
susup küsmesek.
Bu saçma ağrıyı sokmasak içimize.
Başka yok diye hatırlasak sadece anlasak.
Ne güzel olurdu.
Yeni başlamalar için çiçek yollasak birbirimize öldürmeden.



24 Oca 2021


terliğin altında ordan oraya bulaşan kömür tozu 
nefesime bulaşınca
genzimde acı demir tadını bırakınca
burunla boğaz arasındaki o aralığı bulmak için.
suyu burunla da içmek gerekir

Hayatıma giren her şeyle hep bedenimi yeniden dolaşırım gibi
beden sadece et değildi değil mi?
Geniz aralığındaki kömür tozu sadece genizdeki demir tadı değildi,
rüyalarımdaki o sesti aynı zamanda belki
boşalttığım  küller  gibi içimdi değil mi?


20 Oca 2021




İlk kar...
Güzel bir film
Güzel bir karşılaşma
Kalpten bir saz yeter insana aslında











fallen angels



17 Oca 2021




Karete Kid
love  Jackie Chan
love Jaden Smith
love Kung Fui


16 Oca 2021


Mutlu Beraberlik 1997 Kar-Wai Wong

https://www.imdb.com/title/tt0118845/?ref_=nm_flmg_wr_13






15 Oca 2021

Bir gezginin asfalt yolu ezen bisikletinin lastiği olasım var
yollarsız beden ezilmez kaldı
Bir torbaya sıkışmış gibi ruhum
Kar yağsa rahatlarmış gibi bekleriz 
buğdaylar ve ben
Yağmur sisle saklanmış 
Közü sakla sen de benim için



Kar yağsa rahatlar gibiyiz 
Buğdaylar ve biz

Gezginin bisikleti yolları ezdi
Yollarsız beden ezilmezki

Yazın kar sevici gibi

Aslında sıcağı  severiz biz

Yağmur sise saklanmış   burda
közü sakla unutma     

Kar yağsa rahatlar gibiyiz 
yollar ve biz

Kar yağsa rahatlar gibiyiz 
Bulutlar ve biz





25 Ara 2020

23 Ara 2020



Neresi kaderimiz neresi niyetimiz bilemedik
sadece dağdı taştı baktıklarımız
şu dağlarda taş olsaydık derken gbt mizi istedi adamlar
korkmalıydık piknikten, kahveden
görmüş müydük sarhoşlar fuhuşlar vardırlar
ne de saf gözüktük taşın gözünden o an kim bilir?
korkarım görmek istemedğimi görmüyorum artık
korkmak istemediğimi korkmuyorum
yine de içimden bir baş korkmalı mısın?  acaba diyor ama dağlar dinlemiyor









22 Ara 2020


'Bu hasretlik bizi çürütecek mi yoksa bir gün ağlatmayıp güldürecek mi?'
diyor kendiliğinden dalgalı sesli Ferdi,
yapıştı canına kara sevda.
Ben programla bile zor dalgalandırıyorum sesimi
ve yine tüm ölüleri toptan özleme zamanım gelmiş 
aynı anda aynı yerden toptan sızlıyorum sonra
Başka bir Ferdi'nin 'aşkını sır gibi sakladım' piyanosu ile içim hüzüne coşuyor
ağlamaları şarkılara bağlayıp 
ekranda kendi halini görmeye katlanmak dertleriyle omurgamı dik tutup online derse koşuyorum 
kendini görmek istemediğin halde kendine yine de bakmak zorunluluğun 
bu arabesk halimiz oldu şimdi
aşk acısı çeken Seda'nın topunu arıyoruz hep beraber
bu içimizdekileri boşaltacak kürek nerde 
maşa da olur, yakalayıp ateşe atsak, ateşe ağlasak
ani çakan gök gürültüsü gibi sesli bir ağlamak geldiğinde yüzü peçeteye değil ekranı yüzümüze kapatıyoruz şimdi
evet bu şimdi bu şimdi

20 Ara 2020

https://soundcloud.com/yuvacan-atmaca/beni-leylalar-anlamaz


sözler sesler seslenip havalandıkça
Ben seslendikçe bana ve duymayınca ben
ama belki birileri duyuyordur şüphesiyle
karanlığa gömüldüm yine
akşam olur ve hiç hüzünlenmem
sevgilim gibi olmuş soba çayı demler her akşam 
ıslık çalıp şarkılarıma eşlik eder
mesafeler hep iç içe katlanıp katlanıp açılıyorlar




14 Ara 2020

Bir güneş daha huzurla tutuluyor.
Bütün öğrenciler burda Ahmet Arif biliyor
Rüzgarlı ve Sobalı 
Uçan uçmuş, uçmayanlar yine de bizimle 
Neyi hatılamalıyım diye düşünüyorum
Henüz her şey sessiz 
Yarın rüzgarla gelen gelir elbet.

26 Kas 2020

"


Hergün baktığın
Içinden konuştuğun
O ağaca deki: 

Manzara seni görmese de ben seni görürüm
Meyvelerinin hayalleri seninle içimde büyür 
Dallarının hayaline kuşlar beni tutunu
Yapraklarının sesini pencerem sessiz sessiz içimden dinler 
Içimden yine sana söylerim bu hoyratlıkları 
bile bile biz burada yine de varoluruz... 

24 Kas 2020










Evet akademisyenliği değil öğretmenliği hissediyorum, mimarlığı da hiç hissedememiştim şantiyelerde ustalarla işçilerle karşılaşmadan.
Kırılganlıklarımızla, naifliklerimizle, yorgun bir gecenin ertesi şiş gözlerimizle, çok açken ne bulursak yemelerimizle, ayağımızda yataktan kalkar kalkmaz taşa basmadan önce giyiverdiğimiz terliklerimizle karşılaşmalarımızı seviyorum. Bunun bir adı yok...


22 Kas 2020



Maydanoz suyu içerek derse hazırlanıyorum.
Kendi gökyüzümüzü mü taşımaya çalışıyoruz?
Çok hafif olması gereken bir şeyi birbirimiz için ağır ağır taşıyoruz
Uçabilmek bu kadar zor olmamalı belki, belki biz hafife aldık.