Üç tük
hep üç olduk
Düzlem olduk en nihayetinde
ve en asgarisinde
içinde olduk üçgenlerin alıştık
öğrendik köşeleri
köşelerde kararmadan durmayı
tüm bu olmaları öğrendik.
Tüketmek Zorunda Olduğum Enerji Fazlalığı İşlemek İstediğim Günahlar Kısaca deryada deryalıklar!
28 Eki 2015
22 Eki 2015
“gülü çiğdemi filan bırak
sardunyayı karidesi filan bırak
acıyı ve ölümleri bırak
oy pusulalarını ve seçimleri bırak
evet
seçimleri özellikle bırak
çünkü açlık çoğunluktadır”
Turgut Uyar
sardunyayı karidesi filan bırak
acıyı ve ölümleri bırak
oy pusulalarını ve seçimleri bırak
evet
seçimleri özellikle bırak
çünkü açlık çoğunluktadır”
Turgut Uyar
18 Eki 2015
15 Eki 2015
Ağacın sallanışından duygulanan...
10 Eki 2015
Rengarenk ölüler
Ölmek bu kadar renkli ve kolay ve öylesine ya,
Yaşamak da bu kadar renkli ve kolay ve öylesine olsa keşke!
Kan Gar'a varmış
Bir de Gaz varmış
8 Eki 2015
Her şeyin birden fazla sebebi var!
İpek Yaz ilk kelimeler: Al Ver Baba Dop
İpek Yaz ilk kelimeler: Al Ver Baba Dop
5 Eki 2015
'iyi bir sanat eseri, insanların gürültüsünden, karmaşasından kurtarılıp sessizleştirilmiş, sezgi yumuşaklığına gelmiş ve susan bir şeydir. Dağların, ağaçların, kuşların, ırmakların yanına eklenecek bir şeydir'
http://kulturservisi.com/p/latife-tekin-iyi-edebiyat-dogaya-aittir-daglarin-irmaklarin-yanina-eklenir
http://kulturservisi.com/p/latife-tekin-iyi-edebiyat-dogaya-aittir-daglarin-irmaklarin-yanina-eklenir
2 Eki 2015
Ay gidiyor!
Canım ey
O en yavan dediğimiz öğretir de
O en derinine baktığımız bilmez
O en olmazdaki derini severim de bilirim de ben
Ay gidiyor!
Güllerim yanıyor...ve asfaltta tanklar yürüyor tıkır tıkır...
Canım ey
O en yavan dediğimiz öğretir de
O en derinine baktığımız bilmez
O en olmazdaki derini severim de bilirim de ben
Ay gidiyor!
Güllerim yanıyor...ve asfaltta tanklar yürüyor tıkır tıkır...
30 Eyl 2015
tutulmalar tutulmalar,
ölen çocuklar ve büyük adamların toplantısı...
ölen çocuklar ve büyük adamların toplantısı...
29 Eyl 2015
28 Eyl 2015
19 Eyl 2015
Bu tutamadığım içimdeki abzürd tül
yapışmış iç organlarıma
tülle sarılı iç organlarım kaşınıyor!
15 Eyl 2015
Bir yeni aydı, bir güneş tutulmuştu
ve doğmuştu Yaz bir zamanlar
ekelim tohumları üstünü altını düşünmeden
sevelim kedileri
Yaz'ın gözlerine bakıp umutlu konuşalım
Bulutlar olsun bir sürü
Güneşi de çoklayalım her buluta bir tane
zaten kediler hep her yerde..
11 Eyl 2015
En kötüsü ne biliyor musun?
Kimse bu olanlardan utanmayacak...
Anlamasını beklemek zaten zor ama utanma bile olmayacak...
O en sevdiğimiz acılı şarkılar var ya
onlar da olmayacak
Kimse bu olanlardan utanmayacak...
Anlamasını beklemek zaten zor ama utanma bile olmayacak...
O en sevdiğimiz acılı şarkılar var ya
onlar da olmayacak
8 Eyl 2015
Herkesten tiksindim
tiksindim tiksindim
eşimden dostumdan, sokakta yanımda yürüyenden,
taksi şöföründen, nargileciden, büfeciden
uzaktan yakından akrabamdan
okul arkadaşımdan ilk okul ortaokul lise üniveriste
benim adıma konuşandan, susandan, bağırandan bağırmayandan
ölenden ölmeyenden herkesten tiksindim
tiksindim tiksindim
kusalım hep beraber kardeşcesine ve kusmuğumuza bakalım tek başımıza hür!!
tiksindim tiksindim
eşimden dostumdan, sokakta yanımda yürüyenden,
taksi şöföründen, nargileciden, büfeciden
uzaktan yakından akrabamdan
okul arkadaşımdan ilk okul ortaokul lise üniveriste
benim adıma konuşandan, susandan, bağırandan bağırmayandan
ölenden ölmeyenden herkesten tiksindim
tiksindim tiksindim
kusalım hep beraber kardeşcesine ve kusmuğumuza bakalım tek başımıza hür!!
6 Eyl 2015
Daha ne kadar ölünür?
Daha ne kadar ölmeli?
Ölsek de bitmiyor
Ölmesek de
Niye ölüyoruz o zaman?
Daha ne kadar ölmeli?
Ölsek de bitmiyor
Ölmesek de
Niye ölüyoruz o zaman?
3 Eyl 2015
Var ama yok
yani yok
orda bir çocuk var ama yok
uyku gibi ama değil
yüzecekmişiz uykuda
ıslak kumun sertliğinde avuç
denizlerde ölmeyi ateşlere seçmiş gibi
uyku var gibi ama yok
yani yok
orda bir çocuk var ama yok
uyku gibi ama değil
yüzecekmişiz uykuda
ıslak kumun sertliğinde avuç
denizlerde ölmeyi ateşlere seçmiş gibi
uyku var gibi ama yok
18 Ağu 2015
Bir savaş nasıl filizlenir büyür, nasıl yenilir içilir
Gördük
3 Ağu 2015
Bir tepe olsaydı keşke şimdi şurada
Bazı sözler yuvarlanır dikkat et
Boynumda bir tesbih parlatır sözleri üzerime
Susasım var ferahlıkla
Yutsak bulutları keşke şimdi burada
Ağlarız nasılsa her gereksiz ölüme şükrederek
Bazı sözler yuvarlanır dikkat et
Boynumda bir tesbih parlatır sözleri üzerime
Susasım var ferahlıkla
Yutsak bulutları keşke şimdi burada
Ağlarız nasılsa her gereksiz ölüme şükrederek
4 Tem 2015
28 Haz 2015
27 Haz 2015
HAYAL İLE METAFOR ARASINDAKİ FARK
Bergson’da metaforlar aşırıya varacak kadar bol olsa da, hayallere çok ender rastlarız. Bergson için hayalgücü sadece metafor üretir gibi görünür. Metafor ifade edilemsi zor bir izlenime somut bir beden kazandırır. Metafor kendinden farklı psişik bir varlıkla ilgilidir.Mutlak hayalgücü’nün yapıtı olan hayal ise tersine, varlığını tümüyle hayalgücünden alır….Bu yanı ile metafor fenomenolojik incelemeye pek de uygun değildir. Metaforun fenomenolojik değeri yoktur. Metafor hakiki gerçek köklerden yoksun, imal edilmiş bir hayaldir.
Metaforun tersine, hayale kendi okur varlığımızı verebiliriz. Hayal varlık bağışlar. Mutlak hayalgücünün saf yapıtı olan hayal bir varlık fenomenidir, konuşan varlığa özgü fenomenlerden biridir. Mekanın Poetikası s: 106 dile gelen
Çağdaş bilimlerdeki kavramlaştırma konusuna çekmece metaforu ile karşılık veren Bergson’un metaforu kullanışını ilkel bir polemik olarak buluyor.
Çekmece metaforunu hayallere özgü o kendiliğindenliği bile yitiren, katılaştıran bir metafor örneği olarak tanımlıyor.
hayallere özgü kendiliğindenlik
Bir metafor önceden hissedilebiliyorsa, hayalgücü işin içinde değil demektir.
Metafor ifadenin yanlızca bir aracı olması gerekir, bunun bir düşünce olarak kabul edilmesinin tehlikeli olacaktır. Metafor sahte bir hayaldir, çünkü sözlü düşlemede oluşan bir hayalin, yani ifade üreten bir hayalin doğrudan erdemine sahip değildir. (ifadeyi kaba sokar)
Bazı nesneler olmasaydı içsel yaşamımız içsellik modelinden yoksun kalırdı. Bunlar karma nesnelerdir, nesne-öznelerdir. Bizim gibi, bizimle, bizim için bir içselliğe sahiptirler.
Armoire (dolap) sözcüğünü duyduğunda içinde tınlamalar uyanmayacak tek bir sözcük düşçüsü olabilir mi?
Mekanın Poetikası s: 106 dile gelen
26 Haz 2015
Teze ilk görselini yapıştırdım.
Sinop cezaevi duvarı.....
Sinop cezaevi duvarı.....
25 Haz 2015
Hayatımızı Yola Soktu, Hayatımıza Huzur Girdi...
ve salyangozlar tezime girdi...
Absürd Fikirlere Çağrı: Kent Heykeli Yarışması
XXI olarak Absürd Fikirlere Çağrı yarışma dizisinin üçüncüsünü kent heykelleri için açtık. 25 Mayıs tarihinde sona eren yarışmada yarışmacılar, istedikleri kentin istedikleri yerinde, diledikleri teknikle tasarladıkları heykellere dair görselleri paylaştılar.
URL: https://xxi.com.tr/i/absurd-fikirlere-cagri-kent-heykeli-yarismasi
23 Haz 2015
Artık ne modern öncesi bütünlük algısına ? sahibiz, ne 20.yy ın ütopyalarını
gerçekleştirebildik, ne de sosyal varlığımızı dünyaya uydurabildik, savaşları, yıkımları
durdurabildik. Ama ısrarla hala inşa ediyoruz. Belki artık pek ütopyalar, hayaller yok ama
inşa ediyoruz. İnşa ettikçe değiştirdiğimiz, değiştiğimizi varsayıyoruz. Hayal etmek ise yeni
bir dine dönüştü. Olmak istediğimiz biz ve olan arasındaki boşluk hala aşılamayan
genişlikte. isteklerimizi revize etmek ya da olan bizi revize etmek?
Heidegger Düşünceye Çağıran kitabında, düşünmeyi ikiye ayırır. Teknoloji devrimi ile ilişkilendirdiği “hesaplayıcı düşünce”, ve şeylerin gizini, anlamını açmamızı sağlayan düşünme biçimi olarak da sükunetle düşünen düşünce. Sükunetle düşünen düşünce sermestilik( sarhoş olma hali) ve sırra açık olma tutumudur. (Heidegger, M., 2010, Düşünceye Çağıran, s:38-49)
Hesaplayıcı düşünme biçimi tanımı kolayca rasyonel düşünce, kartezyen düşünce ve beraberinde pozitif bilimlerin temelini oluştural bilimsel ve nesnel düşünme yöntemleri ile ilişkilendirilebilir. Yapılan hesaplar, varılan sonuçlar ve nedensellikler üzerinden elde edilen sistemler teknolojik devrimin de temelini oluşturmaktadır. Fakat teknoloji beraberinde bir yersizlik ve yurtsuzluk tur Heidegger için. Kendini bir zeminden koparılmış hissetmektedir.
Şeyleri sadece teknik bir şey olarak görmeyi red deder. Şeyleri yalnızca teknik şeyler olarak görme ve düşünmede bizi zeminsiz, bağlamsız, yersiz yurtsuz kılan nedir? Buna karşılık sükunetle düşünmede önerilen farklı tür ilişki eksik olan neyi tamamlar?
“daha öncede görmüş olduğumuz ve bazen son derece basit şeyler karşısında, çirkinlikler ve güzellikler karşısında bir şaşkınlık ortaya çıkmıyorsa hiçbir düşünce de üretilemez” s: 52
22 Haz 2015
imdat imdat imdatttt
ve gidiyorum çunku dalımı kestiler sabah sabah!
ve gidiyorum çunku dalımı kestiler sabah sabah!
16 Haz 2015
7 Haz 2015
seçim seçim seçim
uçaklı rüyalı
merkürlü marslı
konuşmalı konuşmalı beyaz şaraplı
uçaklı rüyalı
merkürlü marslı
konuşmalı konuşmalı beyaz şaraplı
17 May 2015
Ben gitti
bir karar verildi
vapurdaki kara böcekle karşıya geçildi
yine bir dans karşılıklı özgürlük dansı, kendi hapishanesine çağıran
buraya gelme diyen çizgilerde çiğnendi aşk
çiğnedikçe tatlanan o tadı ayaklarımdan söktü aklım
öylece dans edebildim böylece söyledim ama hiç bilemedim
kitaplarla bir deniz kıyısına varınca belki bilirim diye yine gittim..
vapurdaki kara böcekle karşıya geçildi
yine bir dans karşılıklı özgürlük dansı, kendi hapishanesine çağıran
buraya gelme diyen çizgilerde çiğnendi aşk
çiğnedikçe tatlanan o tadı ayaklarımdan söktü aklım
öylece dans edebildim böylece söyledim ama hiç bilemedim
kitaplarla bir deniz kıyısına varınca belki bilirim diye yine gittim..
4 May 2015
23 Nis 2015
Kendimden sildiklerim
tüm danteller, hafif parmağa değen kıvrımlar
bir intikamın örgüsündeler şimdi
'çiçekli böcekli' 'dallı budaklı' lardan esirgediğim zamanlarım
biriktirip birikip nasıl da hoyratça harcandılar
tertemiz, çiçeksiz ve zamansız şimdi....
tüm danteller, hafif parmağa değen kıvrımlar
bir intikamın örgüsündeler şimdi
'çiçekli böcekli' 'dallı budaklı' lardan esirgediğim zamanlarım
biriktirip birikip nasıl da hoyratça harcandılar
tertemiz, çiçeksiz ve zamansız şimdi....
6 Nis 2015
Galiba anladım ama henüz anlatamam!
TURŞU BİR ŞİİRDİR!!!
31 Mar 2015
Ay tutmak üzere
bir yokuştan aşağı inen kişisel uzaklıklarla
rehineler cinayetler yangınlar ve karanlıklar
biz yine düşman olmayı seçtik
devletin öldürmesi hak oldu
haklı talepler suç oldu
birilerinin kahramanı birilerinin teröristi oldu
korunması gereken insan değil devlet oldu
Sırları söyleyecekler sus oldu
'Berkin' korku oldu
bilinçaltımıza ne çok şey oldu
bu çelişkilerle yine yaşanmaz oldu!
bir yokuştan aşağı inen kişisel uzaklıklarla
rehineler cinayetler yangınlar ve karanlıklar
biz yine düşman olmayı seçtik
devletin öldürmesi hak oldu
haklı talepler suç oldu
birilerinin kahramanı birilerinin teröristi oldu
korunması gereken insan değil devlet oldu
Sırları söyleyecekler sus oldu
'Berkin' korku oldu
bilinçaltımıza ne çok şey oldu
bu çelişkilerle yine yaşanmaz oldu!
29 Mar 2015
SAF OLUŞ: OLAYLAR
Özü şimdiden kurtulmak olan oluşun eşzamanlılığı: aynı anda iki yönde gitmek, iki yöne birden çekmek oluşun özüne aittir.
*Ben büyüyorum tek bir hamle ile olduğumdan daha büyük ve yeni halimden daha küçük olurum. Küçülmeksizin büyüyemem, büyümeksizin küçülmem.
Sağduyu her şeyde belirlenebilir tek bir yön olduğunu kabul etmektir, oysa paradox iki yönü birden kabul etmektir (s.17)
Bu bakışla Platon iki boyutu birbirinden ayırır.
1- sınırlı ve ölçülü şeyler boyutu. Bunlar ister geçici ister kalıcı olsun , hep durağanlıklar varsayan, şimdilerin belirlenmesini, öznelerin belirlenmesini varsayan sabit nitelikler boyutu.
Ben (özne) belli bir anda belli bir büyüklüğe sahip olmalıyım.
2- Ölçüsüz, saf bir oluş, daima şimdiden kurtularak, gelecek ile geçmişi, artıyla eksiyi maddenin eşzamanlılığında örtüştürerek iki yönde de durmaksızın ilerleyen tam bir deli oluş
Burada bahsedilecek ikilik bu idea ile madde, duyulur olanla zihinsel olan arasındaki ikililk değil
Bahsi geçen içerik maddi duyulur cisimlere gömülü gizli bir ikilik. ideanın etkilemesine maruz kalanla bu etkilemeden kaçan arasındaki ikilik. model kopya değil kopya simulakrlar arasındaki ayrım
Deleuze Anlamın Mantığı
22 Mar 2015
Evet 20 snde güneş tutulmuştu, huzurluydu , sınırlar çizilmişti biraz ben ile biz arasında
acaba simdi nelerin tohumu atılmakta idi...
acaba simdi nelerin tohumu atılmakta idi...
19 Mar 2015
Evet tanıdık olmak, arkadaş olmak, aile olmak ve yabancı olmak bu kadar yakın aslında.
Biri yokuşta aşağı giderken diğer yukarı tırmanmakta o kadar.
Biri yokuşta aşağı giderken diğer yukarı tırmanmakta o kadar.
12 Mar 2015
Zira senin üzerinde de bir gün otlar bitecek!
Uçan kuşlar martılar yeşil tatlı bir bahar....
Uçan kuşlar martılar yeşil tatlı bir bahar....
6 Mar 2015
Bir yolu ilk keşfedenin
o yolun tekrar tekrar keşfedilişini izlemek kalışındaki sıkıntısı
çözümsüz...
sadece izlemeliii
o yolun tekrar tekrar keşfedilişini izlemek kalışındaki sıkıntısı
çözümsüz...
sadece izlemeliii
8 Şub 2015
Müzeyyen
İçimizdeki Müzeyyen
gitti bugün
siyah takma kirpiklerinin bakışındaki siyah gözleri
çapkın gülüşündeki siyah ben
gitti bugün
bir ses kaldı içimizdeki plakta derinden
hep demli hep isyankar hep ta içerden taaa dışarıya taşmalı
hep kadın kadın....
5 Şub 2015
1 Şub 2015
Hiçbir şey İstanbul'da lodosun ve güzel bir kitabı bitirmenin insanda bıraktığı hissin yerini tutamaz.
Tehanu*
Tehanu*
18 Oca 2015
İki avucumun içinde ovuşturduğum tesbihin sesi
kıprtısız içime yaptığım kalp masajı gibiydi
tek tek çekecek sabrı bulamadığımızdan belki
kırılacak gibi kütür kütür 99larla koşuyorlar
kıprtısız içime yaptığım kalp masajı gibiydi
tek tek çekecek sabrı bulamadığımızdan belki
kırılacak gibi kütür kütür 99larla koşuyorlar
10 Oca 2015
Duygusal içlik de olsa keşke!
21 Ara 2014
"bir karşı yakadan dönüş serüveni"
Dolmuş belli bir sayı için programlanamaz
dolmuş sadece dolmak içindir.
Kaç ile dolacağını içine aldıkları belirler.
Ama söför sayar doldurur yarım olan da tam verir
hiçbir eksik helal edilmez...
Aslında en uzun gecenin bir gece öncesi bir dernek kurulmuştur:
"Tereyağında kavrulmakta olan karides düşleri derneği" 2014.12.20 Kadıköy / Moda
Derneğin iki üyesi vardır der dnz:
Derneğin temel meselesi tereyağında kavrulmuş karideslerin kendi lezzetlerini asla bilemeyecek olmaları bu lezzeti bilenlerin ise karideslerin düşlerini bilemiyor olmaları ve bu iki bilinmez durumun çelişkili bir şekilde birarada olmaları. "Kavrulmakta olan" vurgusu ise bu çelişkili süreçlerin asla son bulmaması ve hayatın sadece bu çelişkli durumlardan oluşması...
Dolmuş belli bir sayı için programlanamaz
dolmuş sadece dolmak içindir.
Kaç ile dolacağını içine aldıkları belirler.
Ama söför sayar doldurur yarım olan da tam verir
hiçbir eksik helal edilmez...
Aslında en uzun gecenin bir gece öncesi bir dernek kurulmuştur:
"Tereyağında kavrulmakta olan karides düşleri derneği" 2014.12.20 Kadıköy / Moda
Derneğin iki üyesi vardır der dnz:
Derneğin temel meselesi tereyağında kavrulmuş karideslerin kendi lezzetlerini asla bilemeyecek olmaları bu lezzeti bilenlerin ise karideslerin düşlerini bilemiyor olmaları ve bu iki bilinmez durumun çelişkili bir şekilde birarada olmaları. "Kavrulmakta olan" vurgusu ise bu çelişkili süreçlerin asla son bulmaması ve hayatın sadece bu çelişkli durumlardan oluşması...
17 Ara 2014
Bazen bir yolun yürünmesi gerekilir,
kaybolmak gereklidir,
Çıkış için "ihtiyaç" dır denir
aslında sadece bazen çıkılır gibi yapılır
kabolmak ise gereklidir..
kaybolmak gereklidir,
Çıkış için "ihtiyaç" dır denir
aslında sadece bazen çıkılır gibi yapılır
kabolmak ise gereklidir..
1 Ara 2014
modernlik insanlığın narsizm hastalığına yakalanmış hali mi acaba diye sorarken!
Boşluktan bir şey isteyen avuç gibi cesaretli ve bomboş
Kör olsa öleceğini sanan bir gözün bebeği gibi huzursuz ve dopdolu
Doldurmadı hiçbir gözün yaşı avuçları
Oysa Göz boşluğa doluydu!
31 Eki 2014
23 Eki 2014
Güneş tutuluyor, altı ay once ne olmustu?
hangi tohumları ekmiştik...
şimdimim teması: tez diyorum tez zamanda
kendimi değerli hissetmek için değil, gerçekten değerli olanlar için
neye hizmet ettiğimin anlamı, sadece kendm için ...
içimdeki ben i dönüştürmek için
güven duymak için bana güvenmek
müziği hatırlamak ve aşk filimlerindeki o hissi hatırlamak için
ne olursa olsun samimi olabilmek için....
hayat için kendim için
hangi tohumları ekmiştik...
şimdimim teması: tez diyorum tez zamanda
kendimi değerli hissetmek için değil, gerçekten değerli olanlar için
neye hizmet ettiğimin anlamı, sadece kendm için ...
içimdeki ben i dönüştürmek için
güven duymak için bana güvenmek
müziği hatırlamak ve aşk filimlerindeki o hissi hatırlamak için
ne olursa olsun samimi olabilmek için....
hayat için kendim için
21 Eki 2014
18 Ağu 2014
10 Ağu 2014
Ne Uykusu....
Eve elimde ölü bir tavşanla geldiğimde bana gelme deme,
çünkü benim iyiliğim bana seninki sana güzel...
aslında konuşup durduğumuz bu kelimeler
çürük birer diş gibi ağzımızda
konuşmasak, yazmasak, taş olsak ya...
dünya kurtulmak istemiyor belki
durdukları kıyılarından ayırdığım taşlar ağlıyor belki
aç köpekleri doyurmasak da aç kalsak ya...
içimizdeki kötüyü sevsek ya...
çünkü benim iyiliğim bana seninki sana güzel...
aslında konuşup durduğumuz bu kelimeler
çürük birer diş gibi ağzımızda
konuşmasak, yazmasak, taş olsak ya...
dünya kurtulmak istemiyor belki
durdukları kıyılarından ayırdığım taşlar ağlıyor belki
aç köpekleri doyurmasak da aç kalsak ya...
içimizdeki kötüyü sevsek ya...
2 Ağu 2014
17 Tem 2014
13 Tem 2014
lirik Kg....
DÜN SABAH
_ YUVİ
‘ye OPE_
Darıca 09.05.2014
Yoldaydım
dün sabah…
Ayaklarımın
üstünde
Keskin
bir nefes aldım soğuk
Geçti
gitti rüya içimden…
Masaya
doğru sustum…
Kimse
mi yoktu etrafta?
Döndüm
öte yana çok soğuk
Yaşardı
gözlerim
Gezindim
rüzgarımla…
Denizlerin
üstünde…..
Pencerede
biri vardı ki sordum :
ne
yapıyorsun orada?
Dedi
ki düşüyorum bu yüksek bulutlardan,
O
da bana sordu:
ya
senin ne işin var buralarda?
…
Yorgan
döşek uyuyordum
Hastaydı
köpekler
ve
sallanıyordu ki tekne;
Döndüm
ki uykumda ve çok soğuk
Gördüm
gitti içimdeki rüya……
Masaya
doğru sustum…
Kimse
mi yoktu etrafta?
Döndüm
öte yana çok soğuk….
Gezindim
rüzgarım’la…
O
denizin rüyasında….
Pencerede
biri vardı ki sordum :
ne
yapıyorsun orada?
Dedi
ki düşüyorum bu yüksek bulutlardan,
O
da bana sordu:
ya
senin ne işin var buralarda?
…
dedim
ki:… bilmiyorum
bu
uyku ve işte rüya
sen
nasılsan uykunda
ben
de öyleyim
o
uykunun rüyasında…
11 Tem 2014
7 Tem 2014
6 Tem 2014
3 Tem 2014
1 Tem 2014
21 Haz 2014
16 Haz 2014
15 Haz 2014
26 May 2014
21 May 2014
20 May 2014
15 May 2014
15 Nis 2014
31 Mar 2014
16 Mar 2014
14 Mar 2014
Büyümek lazımmış danışacak kimse yokmuş
inşa etmeye başlamışız kendimizi
bir şeyler yapıyormuşuz ama istemeyi öğrenememişiz...
Bu kendini deşifre halleri içinde, bunu neden böyle yaptım neden hissettim diye sorarken
bir yandan da çalışırken
Ve birileri ölürken..
karar veremiyorum hiçbir şeye
karar vermek ve toplamak istiyorum kafayı
ama her şey çok saçma
bir tek burada kuşlar güzel, kuşlar damlara konuyor, değneğin ucunda sallanan kumaşlara inanıp
ben de inanmak istiyorum ve konmak bir dama...
inşa etmeye başlamışız kendimizi
bir şeyler yapıyormuşuz ama istemeyi öğrenememişiz...
Bu kendini deşifre halleri içinde, bunu neden böyle yaptım neden hissettim diye sorarken
bir yandan da çalışırken
Ve birileri ölürken..
karar veremiyorum hiçbir şeye
karar vermek ve toplamak istiyorum kafayı
ama her şey çok saçma
bir tek burada kuşlar güzel, kuşlar damlara konuyor, değneğin ucunda sallanan kumaşlara inanıp
ben de inanmak istiyorum ve konmak bir dama...
11 Mar 2014
yuvacan
Bugün öldün Berkin!
Bugün biz sözümüzde hepimiz seninle öldük
ama sonra hemen çevirip başımızı fıstık yedik, su içtik, banyo yaptık, televizyon izledik.
Ama dua etmedik, edemedik
dua edesimizi bile öldürdüler
Biz....
Biz kimiz ki? sanki hepimiz birlikte üzülmüşüz gibi yapıyoruz
Biz kimiz Berkin?
Gittin, öldün, biz kaldık.
Sen ne şehit oldun, ne melek, ne ölümsüz
Sen öldün ve biz devam edeceğiz, dua bile edemeden!!
4 Mar 2014
Vicdan ve Fıtrat....."sizin fıtratınız böyle olmasa burada olmazdınız benim fıtratım böyle olmasa burda olmazdım" dedi ve herkes çıldırmanın eşiğinde hatta çıldırmışlar intihar etmekte. Biz hesap kitap yapıyoruz ve kırılıyoruz birbirimize yine. Aile olmadığımızı aslında ve olamayacağımızı söylüyoruz birbirimize...hep...
15 Şub 2014
Bir dolunay ruyasıydı
guzel bir hisle uyandıran
tum gun o hisle sarılan
yeni haberlerle gelen
hatırladım bir hissi
iyi oldu
o his ....nerde şimdi?
guzel bir hisle uyandıran
tum gun o hisle sarılan
yeni haberlerle gelen
hatırladım bir hissi
iyi oldu
o his ....nerde şimdi?
28 Oca 2014
İstediğimiz gibi olmayacak belki
bu kadar detay bu kadar saçma ilişkilerle
bu kadar zamanda olmayacak
ama belki umduğumuzdan iyi olacak
kimbilir?
bu kadar detay bu kadar saçma ilişkilerle
bu kadar zamanda olmayacak
ama belki umduğumuzdan iyi olacak
kimbilir?
20 Oca 2014
Güle güle
Ölü bir bedenin bulunduğu bir kutu ile karşılaşınca
içini düşünüyor insan, içindeki duran bedeni, neye benzediğini
kutunun üzerindeki bayrak, önündeki resim
o resim hep gülen yüzüdür ölenin
küçük boy basılı olanlar yakalara iğnelenir.
Konuşur birileri mikrofona, diğerleri kendi arasında konuşsa mı bilmez
gereksiz bir sessizlik, ağlamak kendiliğinden olur otomatik
dua da utanılır, ne yeridir ne zamanı sanki.
Vedalaşmanın en yavan hali belki
birazdan toprağın örteceği ölünün, öldüğünün örtülmesi
sarılmak yok o bedene birdaha....
içini düşünüyor insan, içindeki duran bedeni, neye benzediğini
kutunun üzerindeki bayrak, önündeki resim
o resim hep gülen yüzüdür ölenin
küçük boy basılı olanlar yakalara iğnelenir.
Konuşur birileri mikrofona, diğerleri kendi arasında konuşsa mı bilmez
gereksiz bir sessizlik, ağlamak kendiliğinden olur otomatik
dua da utanılır, ne yeridir ne zamanı sanki.
Vedalaşmanın en yavan hali belki
birazdan toprağın örteceği ölünün, öldüğünün örtülmesi
sarılmak yok o bedene birdaha....
19 Oca 2014
Ahparig?
Güneşli İstanbul,
Hrant öleli, Ömer doğalı kaç yıl olmuş.
Dün biri daha öldü tanıdık, ölümler doğumları geçti
Hep öylesine ölmek ve öylesine anmak öleni.
Yuvanın canı olmak , can vererek yuva yapmak dedi İç görüm Erkn,
Kg de yazdı dün yuva dedi
Hrant suyun çatlağı dedi...Su çatlağına doğru dedi...
Can vermek hep yuva için,
adım dedim kaderim mi benim
ya ölenler!
15 Oca 2014
21. gün Kayseri
21. gün: Sabrımın sınırları empati ile yumuşacık yine
ama kaprisli bürokrasi ve savaşın en kansız ve sıkıcısı
kan olsaydı bu beyazlıkta renk olurdu halbuki!
Sustu, surat astım, şarkı söyledim taşlara, dolunaya ağladım
yine kendimi özlemeyi unuttum
ah o neyi yapışlarımı neye nasıl bakışlarımı özlemedim yine
sanki hep bu beyazlığa bu taşlara bu insanalara bakarmışım gibi ben
sanki hep bu odada bu yatakta yatarmışım gibi ben
insanlar yataklarını özler o yatakta yatışlarını özler
unuttum yine çarşafımın rengini
ama ödedim kiramı
kapımın kilidi yine kırık ama buralarda en büyük kilidi ben ellerimle yapıyorum
birileri var yine benimle
onlar kendilerini özlemiş o yüzden kavgalı benimle...
6 Oca 2014
Şantiyedeki halime acıyan Rfk hoca gül almış
otel odamda bu gülü gören temizlik görevlisi
yatağımın üzerine havludan kalp yapmış...
ayaklarım buz, midemde henüz sindiremediğim
elektrikçinin parça koparıp elime tutuşturduğu tantuninin yağı
içimde simetri hastası bir başkan kaygısı
gülümsedim....
31 Ara 2013
Dünya yine de döndü
görmediler görmek istemediklerini
ya da biz gördük sandık
biz kimdik o da belli değil
dış mıydık iç mi?
Dünya döndü çünkü dünya hep döner
Sirkeli suyla sildim evi
adaçayını köşelerde yaktım
sıvılaşmış patlican dolapta ve çevirenin dili dolaşmış kitapları bir torbada attım
kararmış sabunu da
Sabun, sıvı olmayandan
birileri havai fişeği patlattı kuşların gözlerinde
ve dünya yine döndü
anladım hep dönecek
organlarımızı bir yazıcı yazdı şimdi, Mısır'a kar yağdı
doğumgünümde denizgözlüğü ve maskeli oturdum bir börekçide
duymadılar duymak istemediklerini
ya da biz öyle sandık
biz kimdik ki, hepimiz bile diyemedik
Ben ismimdeki yuvayı özlermişim aslında...
22 Ara 2013
Belki de en uzun gecenin sabahını göremeyecekti bu hissiyatlar
bana nasıl bunu dersin bunu nasıl yaparsınlar
dnz de kırılmış oysa ki kırmıştır o da birçok kere
bu kuyruğunu yiyen yılan halleri bitmeyecek
bu miting de konuşmayacak nasılsa
sustum...
bana nasıl bunu dersin bunu nasıl yaparsınlar
dnz de kırılmış oysa ki kırmıştır o da birçok kere
bu kuyruğunu yiyen yılan halleri bitmeyecek
bu miting de konuşmayacak nasılsa
sustum...
17 Ara 2013
Yılın son dolunayına...
Makarna yiyen sümüklü böcekleri gördüm
sütte içtiler kedilerle
Kedinin dilinin varmadığına onlar yetiştiler
iki gün önce kesilen ayvanın kararan içini gördüm buzdolabının dolunayında
spor pantolonunu ütülü giyinen erkekleri gördüm
giysileri hep toprak ve yeşil renkli
Vapurun titreşimiyle çınlayan çaykaşığının yarattığı siniri gördüm dönüş yolunda, yan masada
Anlattıklarının karmaşıklığını anlattıklarını anlatırken saçlarını birbirine bulaştırarak çözmeye çalışan adamı gördüm ismi İskender, üstelik ayak tarak kemiklerini kırmış başka bir karmaşıklığında
Elimdeki kanı kabuk bağlamış çizikleri gördüm bunları yazarken
Kazağımdaki baykuşu gördüm yazdıklarımı izleyen
ama
dolunayı görmedim bu gece...
sütte içtiler kedilerle
Kedinin dilinin varmadığına onlar yetiştiler
iki gün önce kesilen ayvanın kararan içini gördüm buzdolabının dolunayında
spor pantolonunu ütülü giyinen erkekleri gördüm
giysileri hep toprak ve yeşil renkli
Vapurun titreşimiyle çınlayan çaykaşığının yarattığı siniri gördüm dönüş yolunda, yan masada
Anlattıklarının karmaşıklığını anlattıklarını anlatırken saçlarını birbirine bulaştırarak çözmeye çalışan adamı gördüm ismi İskender, üstelik ayak tarak kemiklerini kırmış başka bir karmaşıklığında
Elimdeki kanı kabuk bağlamış çizikleri gördüm bunları yazarken
Kazağımdaki baykuşu gördüm yazdıklarımı izleyen
ama
dolunayı görmedim bu gece...
15 Ara 2013
Dünyayı güzellik kurtaracak...
Dünyayı güzellik kurtaracak, aşk kurtaracak, şiir kurtaracak!!! inanıyorum
inanıyorum bu pankartlara, taşımaktan hep utandığım kalabalıkta
sözüne inandığım ama yazmak eylemini bile başka zorunluluklara feda ettiğim
yine de inanıyorum, dünyanın kurtulacağına bu inanışla...
ama insanlık kurtulmayacak bence, insanlık kendi kuyusuna hep koşacak
piramitini inşa ederek tırmanırken gölgesini labirentte kaybedecek
ama dünya kurtulacak, güzellikle, aşkla ve şiirle...
çünkü aslında güzellikler, aşk ve şiir insandan azade, ondan öte...
insan suretinde görse de yaşamayacak güzellikleri,
yaşamayı bilmez çünkü insan öğrenemeyecek
görmeyi izlemeyi bilir hep onu bilecek,
kuyusunda da gökyüzünü görecek,
koştuğu kararnlıkta arkasındaki ışığı hiç bilemeyecek,
ama dünya hep o ışıkla kurtaracak kendini
tekrar tekrar...
inanıyorum bu pankartlara, taşımaktan hep utandığım kalabalıkta
sözüne inandığım ama yazmak eylemini bile başka zorunluluklara feda ettiğim
yine de inanıyorum, dünyanın kurtulacağına bu inanışla...
ama insanlık kurtulmayacak bence, insanlık kendi kuyusuna hep koşacak
piramitini inşa ederek tırmanırken gölgesini labirentte kaybedecek
ama dünya kurtulacak, güzellikle, aşkla ve şiirle...
çünkü aslında güzellikler, aşk ve şiir insandan azade, ondan öte...
insan suretinde görse de yaşamayacak güzellikleri,
yaşamayı bilmez çünkü insan öğrenemeyecek
görmeyi izlemeyi bilir hep onu bilecek,
kuyusunda da gökyüzünü görecek,
koştuğu kararnlıkta arkasındaki ışığı hiç bilemeyecek,
ama dünya hep o ışıkla kurtaracak kendini
tekrar tekrar...
10 Ara 2013
hissiyatların ayarı
Kulaklığını takınca bilgisayar başında bir odaya girmiş gibi olunur ama çıplaktır oda yine de.
Ağlayamazsın mesela, kaşırsan burnunu görünür. Ekranına bakarsın, tavan yasaktır. Canı sıkan bir telefon konuşması sonrası hissiyatının ince ayarını ayarlamaktan yorulan beyinin susmaz. Ya ayarlanamazsa hissiyat, telefondakinin hırçın hissiyatı geri püskürtülemez ise yapışırsa sümük gibi yüze göze, ya hissiyat patlarsa içe doğru, büzüşürse iç ekşilik gibi yeşil yeşil. İsmi milletimizden armağan, unesco tarihi miras listesinde gururumuz kahvemiz çok güzel ama çok çabuk bitiryor! Kısacık bir es yetmiyor üç yudum. Daha buyuk olunca da fincan tadı böyle olmuyor. Bu bitti bitecek telaşı ve yudumumların büyüklük ayarı . Herşey bu kadar ayarlı olmasa keşke, telefona kustuğumda Levent’den Gümüşsuyunda avizeden fışkırsa keşke, kahvenin fincanı küçük ama keyfi ayarsız büyük olsa. Olsa da olsa…
12 Kas 2013
günler
In Rome, the days of the week were named after planets and the sun and moon:
Sunday . Sun
Monday . MoonSunday . Sun
Saturday . Saturn
11 Kas 2013
aa' dan hafta baslagıncı siiri:
cansever'den
mukabeleler:
Diyorum,
bir şeye karşı komaktır günümüzde aşk;
Birleşip
salıverelim iki tek gölgeyi.
Gölgesiz
kıpırtısız
Yalnızlık
sensin.
Konuşuyorum
kendi kendime odamda
Bir
portakal suyu iç, ya da içme, ne yaparsan yap
Yalnızlık
sensin.
Bir giden,
bir dönen, sonra yeniden giden
Şiire
dönüşen bir yalnızlıksa bu da
Bir sen
varsın, ordasın, kısık sesli yalnızlık
-->
Bu benden:
Bir tür korku, karnımda bir bulut boğum boğum
gıcırdıyor durdukça
o umutcuk, o pırıltı hep sessiz olacak
çıkası yok bulutun, içe doğru hep
çıksa toz olacaktı zaten
içeri büyüme zamanı şimdi
hazırlarlar hep herşey herşeylere
belki hiç hazır olunmayacaktır
ama bulut çıktığında dışıma
uçsuz kuyruksuz yağmurlar yağacak ve
çürüyecek bir yerlerde bir meyve...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)














